<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Ali Harun SEVİM</title>
	<atom:link href="https://haticenoyan.com/kategori/kose-yazilari/ali-harun-sevim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haticenoyan.com/kategori/kose-yazilari/ali-harun-sevim/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2020 10:21:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/07/cropped-gözler.jpg?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>Ali Harun SEVİM</title>
	<link>https://haticenoyan.com/kategori/kose-yazilari/ali-harun-sevim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">180460847</site>	<item>
		<title>Kitabın mı dizi filme çevrilmesi yoksa film veya dizinin mi kitaba çevrilmesi..?</title>
		<link>https://haticenoyan.com/kitabin-mi-dizi-filme-cevrilmesi-yoksa-film-veya-dizinin-mi-kitaba-cevrilmesi/</link>
					<comments>https://haticenoyan.com/kitabin-mi-dizi-filme-cevrilmesi-yoksa-film-veya-dizinin-mi-kitaba-cevrilmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2020 08:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ali Harun SEVİM]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haticenoyan.com/?p=1431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Umarım okurlar beni öldürmeye kalkmaz çünkü bu çoook karışık ve insanları birbirine düşüren bir konu 🙂 Bir kitap mı diziye yada filme çevirince güzel olur yoksa dizi yada filmler mi? Bana göre cevap kesinlikle net. Tabiki de film ve dizilerin kitaba çevrilmesi. Neden diye soracak olanlar&#8230; kardeşim  iyi misiniz? Hangi çeviri dizi veya filmde kitaba &#8230;</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/kitabin-mi-dizi-filme-cevrilmesi-yoksa-film-veya-dizinin-mi-kitaba-cevrilmesi/">Kitabın mı dizi filme çevrilmesi yoksa film veya dizinin mi kitaba çevrilmesi..?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Umarım okurlar beni öldürmeye kalkmaz çünkü bu çoook karışık ve insanları birbirine düşüren bir konu 🙂 Bir kitap mı diziye yada filme çevirince güzel olur yoksa dizi yada filmler mi? Bana göre cevap kesinlikle net. Tabiki de film ve dizilerin kitaba çevrilmesi. Neden diye soracak olanlar&#8230; kardeşim  iyi misiniz? Hangi çeviri dizi veya filmde kitaba uydular? (Bak bir tane göster, valla kıracağım dişimi) Şimdi öncelikle ben kitaplardan uyarlama bir ton dizi ve film gördüm ve hiçbirinde tamamen veya azcık da olsa senaryoya uymamışlar. Sadece isimler varsa ne anlamı kalır ki? Hadi  oradan! Diyen kardeşler ya bir okuyun şunu.  Ben bir çok  kitap okudum ve gerçekten bu kitapları film olarak, izlemek istedim. Ve bamm şirketler yeni dizi ve filmler çıkardı Bende bir heyecan bir heyacan. Düşünsene bir kitabı ayıla bayıla okuyorsun ve o kadar etkisinde kalıyosun ki devamını  kafanda yazıyosun. Yok olmadı oradaki karakter tanıtımlarını dikkatle ele alıp onları çizmeye başlıyosun. Oda yetmedi devamı için e-postayla yazarı taciz ediyosun. 🙂 (Ya yok yapmadım öyle bir şey.  Öyle şaşkın şaşkın  bakmayın ekrana.:) ) Sonra o kitabı canlı bir şekilde görebilme imkanı buluyorsun. ( İtiraz istemiyorum aynı sevinci yaşadınız ) Sonra heyecanla izlediğin dizi veya film, öyle bir pof çıkıyor ki, sinir krizine giriyorsun. Şirketler in paradan o kadar gözü dönmüş ki, sanata verdikleri değer sıfır. Amaç sadece para. (Sanki Napolyon ! ) Sırf izlensin diye kitaplardaki olaylar çıkartılıyor. İçine bol bol aşk fantezileri ekleyip (25 yaşında bile bu ergence aşk dizilerini izleyenleri buradan tebrik ediyorum(!) ) diziyi yada filmi daha da berbat ediyorlar. Sonra niye izleyici kitlesinin küçük bir kısmı kanser. Hep sizin yüzünüzden kardeşim.  Adam gibi uyarlasanız böyle köpürmez sağlam okurlar. Ama illa bir aşk bir oyun bir şaçmalık katacaksınız. Neyse bütün nefretimi kustuğuma göre, diğer başlığa geçebilirim 😀 . Bir dizi ya da filmin kitaba dönüştürülmesi dünyadaki en adamakıllı fikirlerden biridir. Niye len, az önce yerden yere vurdun, niye dizi film savunuyorsun  diyenlere; demek isterim ki. Ben dizi ya da filme değil, alakasız bir biçimde uyarlanmaya kızıyorum. Ama dizi yada filmin kitap olarak  kurgulanmasında böyle bir sıkıntı yok. (Varsa da nadir) Sonuçta dizilerin olağanüstü(!) Kurgu ve hikayeleri satılsın diye, insanlar değiştirme zahmetine giremezler. Sonuçta o kadar reyting almış ve okurlar bunu kitap olarak da istiyecektir. Böylelikle populariteye bakarak herkes alacaktır ve yine gelsin paralar. Ama asıl sebep şu : İnsanların hayal güçlerini kullanıp o sahneleri kendileri canlandırınca daha etki bırakacak kıvama geliyor ve bu sefer yazılı eserler daha fazla tercih ediliyor (pardon burası türkiye) ayrıca insanların okuma isteği artıyor ve yeni yeni kitaplar keşfediyorlar. Konu hakkında söyleyeceklerim  bunlar ama izlediğim bazı uyarlamalar hakkındaki fikirlerimi de paylaşmak istiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1)- Labirent: Ölümcül kaçış</p>
<p>Şimdi kitap ve film arasında fazlaca bir fark yoktu kabul. Ama bazı yerlerde batırmışlardı. Ki bu olayı daha da kötü yapar. Aslında çok da kötü bir uyarlama değil youtubeden izleyebilirsiniz.</p>
<p>2-) 4N1K (Dizi)</p>
<p>Bu uyarlama ile ilgili tek kelime REZALET. Oyuncuların hakkını yemeyelim ama. Çok iyilerdi. Dizinin konusuna gelecek olursak, Arkadaş o kadar sallamasyon olmuştu ki resmen kitabı baştan yazmışlardı. Bunlar kitapta yürüyerek okula gidiyorlar dizide alakası bile olmayan bir yerde beliren Barış TEKNE ile Yaprağı okula götürüyolar. (Ağlayacağım ama ha. Bu kadar da kötü olmamalıydı) Burdan Büşra Yılmaz&#8217;a sesleniyorum : Ya nasıl kabul ettin bu kadar rezil bir senaryoyu. Herşey farklıydı ve his yoktu.Keşke kitaba sadık kalsalardı 🙁</p>
<p>3-) Harry Potter ve Felsefe taşı</p>
<p>Aslında fazla fark yoktu. İzlerken sıkılıdım çünki ben Harry Potter serisini 1.5 hafta içinde bitirdim ve o kitapları okumadım direk Yaşadım. J.K Rowling o kadar iyi bir anlatım ve uslupla yazmıştı ki kitabı yaşamamak elde değil. Filmde ise  o kadar etkisinde bırakmıyordu maalesef 🙁</p>
<p>4-) Charlie nin Çikolata Fabrikası</p>
<p>Valla yalan yok Mükemmel bir filmdi. Uyarlama o kadar iyiydi ki kitaptaki hisleri filmde de yaşadım ve beni tatmin etti. Size kesinlikle tavsiye edeceğim bir film ve kitap.</p>
<p>Ben bittim 😀 yazacaklarım bu kadardı. Umarım okurken eğlenebilmişsinizdir. Kendinize iyi bakın ve yorum yapıp beni sosyal medyadan takip etmeyi unutmayın 😉</p>
<p>İnstagram : @ali_harun_sevim</p>
<p>Youtube : Ali Harun Sevim</p>
<p>Twitter : @SevimHarun</p>
<p>Reddit : u/alipotter.exe</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/kitabin-mi-dizi-filme-cevrilmesi-yoksa-film-veya-dizinin-mi-kitaba-cevrilmesi/">Kitabın mı dizi filme çevrilmesi yoksa film veya dizinin mi kitaba çevrilmesi..?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haticenoyan.com/kitabin-mi-dizi-filme-cevrilmesi-yoksa-film-veya-dizinin-mi-kitaba-cevrilmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1431</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünya Edebiyatı</title>
		<link>https://haticenoyan.com/dunya-edebiyati/</link>
					<comments>https://haticenoyan.com/dunya-edebiyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2020 20:11:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ali Harun SEVİM]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[EDEBİYAT ÇEŞMESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haticenoyan.com/?p=1360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selam ben Ali. Merak etmeyin daha ölmedim ? Bugün konuşacağım daha doğrusu yazacağım konu Dünya edebiyatı. Ama başlamadan önce söylemek  istediğim şeyler var. Öncelikle bayramınız kutlu olsun. Bildiğiniz üzere Kovid-19 yüzünden evlere tıkıldık ve durumumuz verilere göre süper (ne kadar doğru bilinmez tabi) Bayram ziyaretleri de bu durumu koruma amaçlı ve virüsün dağılma seyrini normalden &#8230;</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/dunya-edebiyati/">Dünya Edebiyatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selam ben Ali. Merak etmeyin daha ölmedim ? Bugün konuşacağım daha doğrusu yazacağım konu Dünya edebiyatı. Ama başlamadan önce söylemek  istediğim şeyler var. Öncelikle bayramınız kutlu olsun. Bildiğiniz üzere Kovid-19 yüzünden evlere tıkıldık ve durumumuz verilere göre süper (ne kadar doğru bilinmez tabi) Bayram ziyaretleri de bu durumu koruma amaçlı ve virüsün dağılma seyrini normalden daha düşük tutmak için yasaklandı. 81 ilimizde de yasak var ve bugün yasağın 3. Günü. Eski bayram ziyaretleri bu yıl maalesef ki yok ve bu durumdan en çok biz gençler ve çocuklar etkilendik.  Daha fazla uzatmadan bu günkü virüs verilerini verip konumuza giriş yapalım.</p>
<p>Toplam vaka sayısı: 157.814</p>
<p>Toplam rahmetli sayısı: 4.369</p>
<p>Toplam iyileşen sayısı: 120.005</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya Edebiyatı. Peki nedir dünya edebiyatı?</p>
<p>Dünya edebiyatı kavramı tarihte ilk defa Goethe tarafından kullanılmıştır :</p>
<p><img data-recalc-dims="1" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1362" src="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/goothe.jpg?resize=425%2C320&#038;ssl=1" alt="" width="425" height="320" srcset="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/goothe.jpg?resize=300%2C226&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/goothe.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" /></p>
<p>Biz Almanlar, içinde bulunduğumuz toplumda bir olayı dar bir çerçevede ele almadığımızda ukalaca bir gurura da kapılmamız zorlaşır. Bu nedenle yabancı ulusların neler ortaya koyduklarına bakmaktan zevk alırım; herkese de bunu yapmasını öneririm. Şimdilerde ulusal edebiyat kavramı artık anlamsızlaşıyor; Dünya edebiyatı çağına girdik ve herkes bu çağa ayak uydurmak için üstüne düşeni yapmalı. Yabancı ülkelerin edebiyatlarına karşı duyduğumuz böylesi bir saygı, yalnızca bir yapıta bağlanıp kalmamızı ve onu biricik ve örnek yapıt olarak görmemizi gerektirmez. Örneğin Çin, Sırp, Calderon ya da Nibelungen. İşte başyapıt budur diye nihai bir karara varmamalıyız. Kadim bir misal, bir başyapıt gereksinimi duyduğumuz her zaman, insanlığın güzelliğini anlatan Antikçağ Yunan eserlerine dönüp bakmalıyız. Bunların dışındakileri de tarihsel açıdan incelemeliyiz ve iyi yapıtlardan olabildiğince çok şey öğrenmeliyiz.&#8221;</p>
<p>Goethe nin bu cümlelerine bakarsak aslında Dünya edebiyatı çok çeşitli ulus ve milletlerin</p>
<p>edebiyatlarından kopan parçaların toplanıp insanlığa büyük bir fayda kattığı önemli bir hazinedir.</p>
<p>Peki Dünya Edebiyatını açıkladığımıza göre Dünya edebiyatında güzel örnekler de vermezssem olmaz.</p>
<p>Öncelikle yazarlar hakkında sonrada eserleri hakkında yazacağım</p>
<p><strong>1=) Victor Hugo ( 1802 – 1855 ) <img data-recalc-dims="1" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1363" src="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/victor-hugo-kimdir-hayati-ve-eserleri-big-114.jpg?resize=446%2C256&#038;ssl=1" alt="" width="446" height="256" srcset="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/victor-hugo-kimdir-hayati-ve-eserleri-big-114.jpg?resize=300%2C172&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/victor-hugo-kimdir-hayati-ve-eserleri-big-114.jpg?resize=768%2C439&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/victor-hugo-kimdir-hayati-ve-eserleri-big-114.jpg?w=930&amp;ssl=1 930w" sizes="(max-width: 446px) 100vw, 446px" /></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fransız Edebiyatının öncülerinden Victor Hugo 26 Şubat 1802 tarihinde Fransanın Besançon komününde doğmuştur. Victor Hugonun doğduğu dönemde Fransada siyasi karışıklıklar</p>
<p>vardı. Kendisi iki yaşlarında Napolyon başa geçmişti ( PARA PARA PARA ?)</p>
<p>Ve 18 yaşındayken bourbon monarşisi tekrar başta gelmiştir.  Babası Napolyonun Subaylarındandı ve Victor 18 yaşındayken Napolyon tahttan indiğinde geçim sıkıntısı yaşamışlardır. 1821 yılında annesini 1828 yılında ise babasını  kaybetmiştir. Annesini kaybettiği yılın ardından Adele Foucher ile evlenmiştir. Victor Hugo Romantizm akıımının öncüsüdür ve yazdığı romanlar şiirleri ile dil bakımında birbirine benzemektedir. Bu yönüyle Balzac ve Duması geçmiştir. Hernani adlı oyunu ile romtikler ve klasizm savunucuları arasında bir savaş başlatmış ve bu savaşı kazanan romantikler olmuştur. Victor Hugonun dünya çapında tanınmasını sağlayan eser Sefiller olmuştur (3 4 defa okudum şiddetle tavsiye ederim.)</p>
<p>Eserlerinden bazıları : Sefiller, Notre Dame nin Kamburu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Doğulular,</p>
<p>Cezalar, Dalıp Gitmeler, Müthiş Fil, Dede Olma Sanatı,Bu Çiçek Senin İçin, Diana, Dilenci.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2=) Fyodor M. Dostoveyski ( 1821 – 1881 )</strong></p>
<p><img data-recalc-dims="1" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1365" src="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/usta-yazar-fyodor-mihaylovic-dostoyevski-vefatinin-136-yilinda-iclerimize-isledigi-sozleri-255539-5-1.jpg?resize=566%2C374&#038;ssl=1" alt="" width="566" height="374" srcset="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/usta-yazar-fyodor-mihaylovic-dostoyevski-vefatinin-136-yilinda-iclerimize-isledigi-sozleri-255539-5-1.jpg?resize=300%2C198&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/usta-yazar-fyodor-mihaylovic-dostoyevski-vefatinin-136-yilinda-iclerimize-isledigi-sozleri-255539-5-1.jpg?w=620&amp;ssl=1 620w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></p>
<p>Dostoveyski 1821 yılında Moskova da  fakir bir ailede doğdu. Doğduğu gibi başına gelen yoksulluk ona hayatı boyunca eşlik etti. Babası sinirli kızgın ve Alkolik biriydi. Annesi ise Tüberkuloz Hastasıydı. Dostoveyski burada mutsuz bir çocukluk geçirdi. Babası annesinden sonra öldü. O babasının ölümünü kendi istediği düşüncesi yüzünden depresyona girdi ve bu yıllarda epilepsi hastalığı ortaya çıktı. Petersburgda Mühendislik okuyan Dostoveyski okuldan sonra edebiyata yöneldi. Para kazanmak için geceleri çalışarak Balzac ve Schiller&#8217;ı çevirdiği dönemlerde, ilk romanı olan &#8216;İnsancıklar&#8217;ın müsveddelerini şair Nikolay Neksarov&#8217;a okuttu. Müsveddeleri okuyan Neksarov, kısa bir süre sonra dönemin en tanınmış eleştirmenlerinden Belinski&#8217;ye yazar dostunu, &#8220;Yeni bir Gogol yetişiyor&#8221; diye tanıtacaktı. Belinski&#8217;nin yanıtı onur kırıcıydı: &#8220;Sizin orada da mantar gibi Gogol yetişiyor!&#8221; Ama ertesi gün genç adamın yazdıklarını okuduğunda Belinski&#8217;nin fikri değişti. Dostoyevski&#8217;ye bakarak şunları söyledi: &#8220;Siz burada neyi başardığınızın farkında mısınız?&#8221; Genç yazar o gün gözyaşlarıyla çıktığı caddede sarhoş gibi yürüdü. Sevinç ve acıyı, gurur ve ezikliği bir arada yaşıyordu. 1846&#8217;da Petraşevksi ile tanıştığında hayatı farklı bir yöne evrilecekti. Sosyalizme&#8230; Kısa bir süre sonra Petraşevski, Çar&#8217;a karşı başarısız bir ayaklanma gerçekleştirdi. Bu ülkedeki sosyalistler için avın başlaması demekti. Dostoyevski de, bir gece odasına sorgusuz giren askerler tarafından tutuklandı. Tam 10 ay, neyle suçlandığı söylenmeden bir kalenin hücresinde tutulup hakkında verilecek hükmü bekledi. Bu bekleyiş her şeyden daha ağırdı onun için. Hüküm geldiğinde her şey bitmişti. Karar bıçak gibiydi: Ölüm. Diğer isyancılarla meydanda kurşuna dizilerek öldürülecekti. 9 arkadaşıyla idam gömleği giyip meydanda ölümü beklerken, son anda bir şey oldu. Emri verecek olan subay, idama dakikalar kala elini kaldırdı ve ölüm cezasını hapis cezasına çevrildiği kararını okudu. 4 yıl kürek, 4 yıl da adî hapis yatacaktı.  Cezasını çekmesi için Sibirya&#8217;da bulunan Omsk Cezaevi&#8217;ne gönderildi. Kürek mahkûmu olduğu süre içinde, kolları damgalandı, kafası tıraş edildi ve taş kırdı. Sara nöbetleri yüzünden birçok kere hastaneye kaldırıldı.* 1881 yılında evinin çatı aralığında öldü. Ve cenazesine 30.000 kişi katıldı. Dünya edebiyat tarihinin başyapıtlarından biri olan Dostoyevski&#8217;nin Suç ve Ceza romanı mükemmel dili ile dünya edebiyatını oldukça etkilemiş bir romandır.</p>
<p>Eserlerinden bazıları : Delikanlı,Kumarbaz, Karamazov Kardeşler, Budala, Yeraltından Notlar, Ezilenler, Beyaz Geceler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3=) Charles John Huffam Dickens ( 1812 – 1870 )</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img data-recalc-dims="1" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1367" src="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Dickens_Gurney_head.jpg?resize=461%2C675&#038;ssl=1" alt="" width="461" height="675" srcset="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Dickens_Gurney_head.jpg?resize=205%2C300&amp;ssl=1 205w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Dickens_Gurney_head.jpg?resize=700%2C1024&amp;ssl=1 700w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Dickens_Gurney_head.jpg?resize=768%2C1123&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Dickens_Gurney_head.jpg?w=814&amp;ssl=1 814w" sizes="(max-width: 461px) 100vw, 461px" /></p>
<p>Charles Dickens 1812 yılında memur bir ailenin çocuğu olarak Portsmouth da dünyaya geldi. Maddi zorluklar çektiği içiçn 11 yaşına geldiğinde günde 10 saat boyunca bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşına geldiğinde bir avukatın yanında çalışmaya başladı ve burada stenografi öğrendi. 1835 yılında boz takma adı ile Morning Chronıcle gazetesinde çalışmaya başladı ve bozun karalamalarını yayınladı. 1830 yılında ilk aşkı Maria Bendanel ile tanıştı ve onu David Cooperfield kitabındaki Dora karakteri için uygun gördü. Ama Maria nın ailesi bu birlikteliğe karşı çıktıkları içiçn ayrılmak zorunda kaldılar. 1870 te hayatını kaybetti ve Paris Mössie de toprağa verildi.</p>
<p>Eserlerinden bazıları :</p>
<p>Bay Pikvik&#8217;in Maceraları (1837)</p>
<p>Oliver Twist (1839)</p>
<p>Nicholas Nickelby (1839)</p>
<p>Antikacı Dükkanı (1841)</p>
<p>Bir Noel Şarkısı (1843)</p>
<p>Martin Chuzzlewit (1844)</p>
<p>David Copperfield (1850)</p>
<p>Kasvetli Ev (1853)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4=)Jean-Jacques Rousseau ( 1712 – 1778 )</strong></p>
<p><img data-recalc-dims="1" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1368" src="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Jean-Jacques_Rousseau_painted_portrait.jpg?resize=507%2C507&#038;ssl=1" alt="" width="507" height="507" srcset="https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Jean-Jacques_Rousseau_painted_portrait.jpg?w=225&amp;ssl=1 225w, https://i0.wp.com/haticenoyan.com/wp-content/uploads/2020/05/Jean-Jacques_Rousseau_painted_portrait.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 507px) 100vw, 507px" /></p>
<p>Jean-Jacques Rousseau 28 Haziran 1712 yılında Ceneviz&#8217;de dünyaya geldi. Annesi doğum sırasında enfeksiyon kaptığı için Rousseau daha dokuz günlük bir bebekken hayatını kaybetmiştir. Babası ise bir dönem Topkapı sarayında çalışmış olan bir saatçidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Babası bir toprak sahibi ile kavga etmiş ve oğlunu kardeşine emanet ederek Nyon&#8217;a taşınmış ve oğlunu bir daha ziyaret etmemiştir. Bir süre amcası ile kaldıktan sonra Cenevre&#8217;yi terk etmiş farklı meslekleri yapmıştır. (kidega)</p>
<p>Birbiri ile tezat ve çarpışan düşüncelere sahip biri gibi görüldü ve yorumlandı. Fransa&#8217;da yazıları yasaklandı. Arkadaşı David Hume&#8217;nin daveti ile İngiltere&#8217;ye gitti.Bir ara tekrar Fransa&#8217;ya dönen yazar 2 Temmuz 1778 yılında sabah yürüyüşü sırasında düşerek yaralanır ve kan kaybından hayatını kaybeder.</p>
<p>Eserlerinden bazıları : Discours sur les sciences et les arts (Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev). (1750)</p>
<p>Discours sur l&#8217;origine et les fondements de l&#8217;inégalité parmi les hommes (İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Temeli ve Kökenleri) (1755)</p>
<p>Discours sur l&#8217;économie politique (Politik Ekonomi Üstüne Söylev)]] (1755)</p>
<p>Lettres morales (Ahlak Prensipleri Mektupları) (1758)</p>
<p>Lettre sur les spectacles (Etkinlikler Gösterileri Üstüne Mektup) (1758)</p>
<p>Du Contrat social (Toplum Sözleşmesi) (1762)</p>
<p>Émile ou De l&#8217;éducation (Emile ya da Eğiti­m Üzerine) (1762)</p>
<p>Lettres écrites de la montagne (Dağda Yazılmış Mektuplar) (1764)</p>
<p>Projet de constitution pour la Corse (Korsika İçin Anayasa Projesi) (1765)</p>
<p>Considérations sur le gouvernement de Pologne (Polonya Hükümeti Üstüne Düşünceler) (1771)</p>
<p>Essai sur l&#8217;origine des langues (Dillerin Kökeni Üstüne Deneme) (1781)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Evet biliyorum biraz hatta baya sıkıcı oldu ama işte Dünya edebiyatı denilince eğer okumuyorsanız kısa bilgi ve özetler sıkıcı olabilyor. Umarım size düzgün bir biçimde iletebilmişimdir siteden şiir ve dğier makaleleri de takip edebilirsiniz kendinize iyi bakın ?</p>
<p>Ali Harun Sevim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/dunya-edebiyati/">Dünya Edebiyatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haticenoyan.com/dunya-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1360</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ev Karantinasında Yapılacaklar</title>
		<link>https://haticenoyan.com/ev-karantinasinda-yapilacaklar/</link>
					<comments>https://haticenoyan.com/ev-karantinasinda-yapilacaklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2020 19:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ali Harun SEVİM]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haticenoyan.com/?p=1150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eveeet yine ben Ali. Bugün konuşmak istediğim konu Covid-19 yüzünden evde kalan insanların (herkesi kastediyorum sadece evlenemeyenleri değil : )) evde sıkıldığı için üretilen daha doğrusu önerdiğim çözümler. Konuya girmeden önce durumun nasıl olduğuna bakalım. Bildiğiniz gibi Küresel bir salgın olan Korona sadece Çin&#8217;i değil tüm dünyayı ele geçirdi ve bizi evde halıda kaç desen &#8230;</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/ev-karantinasinda-yapilacaklar/">Ev Karantinasında Yapılacaklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eveeet yine ben Ali. Bugün konuşmak istediğim konu Covid-19 yüzünden evde kalan insanların (herkesi kastediyorum sadece evlenemeyenleri değil : )) evde sıkıldığı için üretilen daha doğrusu önerdiğim çözümler.</p>
<p>Konuya girmeden önce durumun nasıl olduğuna bakalım. Bildiğiniz gibi Küresel bir salgın olan Korona sadece Çin&#8217;i değil tüm dünyayı ele geçirdi ve bizi evde halıda kaç desen var diye incelemeye gönderdi. Şaka bir yana dünya üzerindeki hasta sayısı şu an [ 3.975.593 ]. 4 milyona çok az kaldı ve şu an insanlık çok kritik bir durumda ama felaket habercisi olmak ta pek bir fayda sağlamıyor. İyi haber şu ki iyileşen sayısı { 1.371.047 } neredeyse yarısı kurtulmuş. Tekrar dan üzülerek söylüyorum ki can kaybı { 273.893 } ama rehavete kapılmamak en iyisi.</p>
<p>Konumuza gelecek olursak hafta sonları da yasağın gelmesi ile birlikte iyice daraldık<em><strong> (zaten yasak gelmeden önce de evdeydin yaşın 15 değil mi diyenler&#8230; evet ama artık oksijen almak istiyorum o yüzden öyle dedim 🙂 )</strong></em> ve evde sıkılmamak için çeşitli aktiviteler var ve bunlar 2&#8242; ye ayrılıyor;</p>
<p>1.) Ailemiz ile yapabileceklerimiz<br />
2.) Bireysel olarak yapabileceklerimiz</p>
<p>Öncelikle aile içi aktivitelerden bahsedeceği çünkü yasaklar artık her yaşı kapsıyor ve neredeyse uyumak dışında ki bütün zamanlarımız beraber geçiyor. Kötü olan ise beraber sıkılmamız. Bunun için size bazı çözümlerim var.</p>
<p>1.] Toplanıp eski zamanlardan söz etmek (Ah be sen beni gençliğimde sokağa çıkarken görecektin 🙂<br />
2.] Beraber masa oyunları oynayın ( Tabu, Jenga, Monopoly, Okey&#8230; gibi.)<br />
3.] Akrabalarınızla görüntülü canlı sohbet yapın {İnternet paketiniz varsa :,) }<br />
4.] Edebiyat ve kitaplar ile aranız iyi ise beraber kısa hikaye ve şiir yarışmaları düzenleyin.<br />
5.] Plastik sanatlar üzerinde çalışın ( gereksiz karton, koli, plastik şişe gibi materyallerden saksı, oyuncak, topaç gibi eşyalar yapın)</p>
<p>Şimdi 2. seçenek olan bireysel yapılabilecek şeylere geçelim.</p>
<p>1.] Dizi veya Film izleyin ( Her ailede mutlaka bir boomer* olduğundan yeni dizileri veya filmleri beğenemeyebilirler. O yüzden en iyisi tek başınıza izleyin).<br />
2.] Resim çizmek beni hep mutlu etmiştir. Resim çizerek kafanızdaki düşünceleri boşaltıp rahatlayabilirsiniz.<br />
3.] MÜZİK. Müzik kesinlikle bir zaman geçirme aracı. Aslında bir araç değil bana göre müzik bir his. 5 duyumuz var derler ama bana göre 6 tane var çünkü müzik dinlerken kendimi müziğe teslim ediyorum. Eğer mutlu bir şarkıysa bağıra bağıra şarkı söylersiniz. Eğer düşündürücü bir şey ise uzaklara dalarsınız ( anladınız bence =)). Eğer eski bir şarkıysa nostalji yaşar zamanda geriye gidersiniz. Eğer arabesk ise kahrolursunuz (Müslümcüler ve Selahaddin Özdemirciler lütfen o jiletleri yerlerine koyun zarar görün istemeyiz:) demem o ki müzik aslında bir yaşam tarzı ve müzik dinlerken zamanın geçtiğini hissetmesiniz bile.</p>
<p>Dipnot : Favori 2 tane müziğim var ve dinlemenizi öneririm. 1.si (Caveton- Lemon boy) 2.si ise (Kina- Get you the Moon )</p>
<p>4.] Kitap okumak. Kitap okumak mükemmel bir şeydir çünkü kitap okurken okuduğunuz yerde olmazsınız. Bambaşka bir yerde kitabın içinde olursunuz. Bir ton macera yaşarsınız. Örnek verecek olursak ben Labirent kitabını okurken Izdırap verenler beni yakalamasın diye labitrentte Minho ve Thomas ile beraber koştum. Define kitabını okurken yakalanmamak için Şakir Feyzi ile beraber saklandım. Deli kitabını okurken Emre&#8217;nin ne sorunu olduğunu bulmaya çalışırken Elifle beraber araştırma yapıyordum (adına bakmayın konusu aşk). Yani kitaplar aslında paha biçilemez eşyalardır bu arada <em><strong>benim kitabım olan Mahşer isimli kitabı alabilirsiniz link ler dipnottadır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Size Atakan olun demiyorum  🙂 ama bol bol kitap okursanız ne mutlu size.</strong></em></p>
<p>5.] Video oyunları oynamak da güzel. Rekabet etmek, yenmek, yenilmek, ödüller almak.</p>
<p>Eğer hiç oyunlara yada oyun site forumlarına girmemişsseniz size oyunlar öneriyim. eğer telefonda oynuyorsanız Mobile legends(MMPORG). Opsu! (refleks ), NBA live (basketbol), Temple run 2 (sonsuz koşu) gibi. Ama bir bilgisayar oyuncusu iseniz mükemmel önerilerim var. FNAF SERİLERİ (1,2,3,4, sister location, pizzeria sımulator,vr want helped, ultımate custom nıght). Minecraft (yapı ve inşa etmeye dayalı hayatta kalma oyunu ilkokuldan beri oynarım çok güzel bir oyun. C.S 1.6 (eski bir FPS oyunu ama hala rağbet görmekte. Leauge of Legends ( e sporcuların gözdesi olan bir MOBA dır).</p>
<p>Son olarak Undertale ve GTA vice city oyunları güzel oyunlardandır. Biliyorum bayağı uzun oldu ama hepsi sizin için okuyucu dostlarım.Hepinize iyi günler dilerim bir daha ki yazıya kadar selametle ve sıhhatle kalın.</p>
<p>Dipnot : boomer eski kafalı, hep eskileri anımsayan ihtiyar veya bunak anlamına gelir. gençlerin eski nesile bu yaptıkları yüzünden dediği (biraz) kaba olan bir tabir vardır &#8220;OK Boomer&#8221; bu da Türkçeye tam olarak &#8220;Tamam moruk, Tamam, Eyvallah bunak&#8221; diye geçer.</p>
<p><strong>Ali Harun Sevim &#8211; Mahşer satış linkleri :</strong><br />
https://urun.n11.com/oyku/mahser-P406952816<br />
https://www.bkmkitap.com/mahser-439261<br />
https://kidega.com/kitap/mahser-337132/detay<br />
https://www.babil.com/mahser-kitabi-ali-harun-sevim</p>
<h2 style="text-align: right;"><strong>Ali Harun SEVİM</strong></h2>
<p><a href="https://haticenoyan.com/ev-karantinasinda-yapilacaklar/">Ev Karantinasında Yapılacaklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haticenoyan.com/ev-karantinasinda-yapilacaklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1150</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KOVİD-19 Pandemisi&#8217;nin Türkiye ve Gençlere Etkisi</title>
		<link>https://haticenoyan.com/kovid-19-pandemisinin-turkiye-ve-genclere-etkisi/</link>
					<comments>https://haticenoyan.com/kovid-19-pandemisinin-turkiye-ve-genclere-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2020 18:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ali Harun SEVİM]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haticenoyan.com/?p=1148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhabalar. Benim adım Ali Harun Sevim yeni köşe yazarınız. şu satırları yazarken çok heyecanlıyım. Umarım şimdi ve ileride sizler için hazırlayacağım içerikleri beğenirsiniz. Sözü fazla uzatmadan asıl konumuza geçelim. Covid-19 halk arasındaki ismi ile Koronavirüs. Atalarımızın dediği gibi geçmişini bilemeyen geleceğe yön veremez o yüzden işin köküne inelim. Koronavirüs ilk olarak Çin&#8217;in Wuhan isimli kentinde &#8230;</p>
<p><a href="https://haticenoyan.com/kovid-19-pandemisinin-turkiye-ve-genclere-etkisi/">KOVİD-19 Pandemisi&#8217;nin Türkiye ve Gençlere Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar. Benim adım Ali Harun Sevim yeni köşe yazarınız. şu satırları yazarken çok heyecanlıyım. Umarım şimdi ve ileride sizler için hazırlayacağım içerikleri beğenirsiniz. Sözü fazla uzatmadan asıl konumuza geçelim.</p>
<p>Covid-19 halk arasındaki ismi ile Koronavirüs. Atalarımızın dediği gibi geçmişini bilemeyen geleceğe yön veremez o yüzden işin köküne inelim. Koronavirüs ilk olarak Çin&#8217;in Wuhan isimli kentinde 27 Aralıkta (çeşitli tarihler var ama hepsi 2019&#8217;un son ayı olan Aralık ayı&#8217;nı işaret ediyor) Balıkçılık ile uğraşan bir kadınla başlıyor. Bu kadın, 23 Aralık 2019 tarihinde ateş, öksürük ve göğüste sıkışma hissiyle belirti verdi. Dört gün sonra ateşi düşmüş, ve nefes darlığı ise artmıştı.</p>
<p>İlerleyen zamanlarda Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik&#8217;te yer alan çeşitli ülkelerde yaşanan virüs vakaları rapor edilmeye başlandı. 11 Mart 2020&#8217;de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın ilan edildi. İleriki zamanlarda İtalya ağır vakalar ile baş başa kaldı ve Çin&#8217;i geride bıraktı.</p>
<p>Şu an ise en yüksek rakamları Amerika Birleşik Devletleri Elinde tutmakta.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ise İlk Covid vakası 10 Mart 2020 tarihinde açıklandı. İlk Ölüm ise 15 Mart tarihinde gerçekleşti. 1 Nisan 2020 de ise bakanlık açıklamalarına göre tüm Türkiye&#8217;ye yayıldı. Şu an ki hasta sayısı 110.000 nin üstünde.</p>
<p>Gelgelelim bu illetin gençlere ve yaşlılara zararlarından. İlk sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü ve Kronik hastalığı olan vatandaşlara geldi. Ki bunun günde en az 1 saat yürümek zorunda kalan veya isteyen vatandaşlar tarafından küçük çaplı bir isyan meydana geldi.</p>
<p>Gençler de 5 ila 8 saat arası okulda kalıp çoğunlukla temas halinde olduklarından Hükümet bulaşma riskini ve hızını ele alıp 20 yaş altı vatandaşlara (maalesef 15 ime girmiş olan bende varım =( ) yasak geldi.</p>
<p>Kendimi ve Çevremi göze alarak söylemeliyim ki biz gençler bu durumdan hiç memnun kalmadık çünkü Okulları&#8217;n kapanmasında bu yana (40 gün ve yahut daha fazla) artık ev sınırları içerisinde yaşayamaz hale geldik. S<strong><em>onuçta büyüklerimizin dediği gibi biz gençler olarak içimiz içimize yani kendi vücudumuza sığamazken bir aydan daha fazla bir süre 4 duvar arasında kalmak bizi mahvetti desem yeridir.</em> </strong></p>
<p>Kimi arkadaşlarını, kimi hocalarını, kimi yaptığı ders ve spor aktivitelerini, <em><strong>kimi de sevg&#8230;</strong></em> <em><strong>(ehem ehem siz anladınız işte 🙂 ]</strong> </em></p>
<p>Bunlarda yetmezmiş gibi çoğu Aile teknoloji kullanımı yüzünden kısıtlama getirdi ve telefon, tablet ve bilgisayarlarımıza el koydu. <em><strong>(ses çıkarmayın bu satırları tuvaletten gizlice yazıyorum)</strong> </em>keşke az empati yapabilseler dediğinizi duyar gibiyim. Bende öyleyim maalesef.</p>
<p>Buradan aile büyüklerimize sesleniyorum. Uzun süre hareketsiz ve arkadaşsız kaldık ve bunu üzülerek söylüyorum ki kendimize artık sıkıcı gelen o ev ortamından uzaklaşmak için teknolojiye yöneldik ve bu bize aslında zaman geçirip fazla sıkılmamızı engelliyor. Demem o ki şu karantina süresi boyunca gençlere(gereğinden fazla) müdahale etmemeniz iki taraf için daha sağlıklı olacak.</p>
<h2 style="text-align: right;">Ali Harun SEVİM</h2>
<p><a href="https://haticenoyan.com/kovid-19-pandemisinin-turkiye-ve-genclere-etkisi/">KOVİD-19 Pandemisi&#8217;nin Türkiye ve Gençlere Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://haticenoyan.com">Edebiyat Çeşmesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haticenoyan.com/kovid-19-pandemisinin-turkiye-ve-genclere-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1148</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
